ALİ BABACAN: ‘BASKICI, SANSÜRCÜ, OTORİTER ZİHNİYETİ BİTİRECEĞİZ’
DEVA Partisi Kültürel Atılım Eylem Planı’nı Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısı ile kamuoyuna duyurdu. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan konuşmasında, “Kültür ve sanatın özgürlüğünü, evrenselliğini reddeden anlayış gerilememize sebep oldu. Buradaki en temel sorunumuz ‘zihniyet’ sorunu. Biz sadece iktidar değişimini değil, zihniyet değişimini de hedefliyoruz. Baskıcı, sansürcü, otoriter zihniyeti bitireceğiz” dedi.
ali-babacan-baskici-sansurcu-otoriter-zihniyeti-bitirecegiz
  • 442
  • 24.10.2022 17:50:56

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi, iktidarının ilk 90 ve 360 gününde ekonomi, tarım, sosyal politikalar, dijitalleşme, kadın hakları, yerel yönetimler, yüksek öğretim, çevre ve iklim değişikliği, adil yargı, sağlık, dış politika ve güvenlik ile enerji ve madencilik gibi pek çok alanda gerçekleştirmeyi taahhüt ettiği çalışmalara on beşincisini ekledi: ’Kültürel Atılım Eylem Planı’. DEVA Partisi’nin iktidarının ilk bir yılı içerisinde kültür ve sanat alanında gerçekleştireceği eylemlerin detaylı planını içeren kapsamlı çalışma, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ile DEVA Partisi Kültür, Sanat ve Turizm Politikaları Başkanı Münevver Helün Fırat’ın ev sahipliğinde parti Genel Merkez binasında düzenlenen basın toplantısı ile tanıtıldı.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan toplantıda eylem planının genel hatlarına ilişkin şu açıklamalarda bulundu:

‘Çözümlerimizi ‘eylem planları’ ile ortaya koyan ilk partiyiz’

“Her alanda ne yapacağımızı takvimiyle bütçesiyle paylaşıyoruz. Bu Türkiye’de daha önce yapılmış bir şey değil. DEVA Partisi, ülkemizin her alandaki sorunlarının çözümlerini detaylarıyla çalışıp ‘eylem planları’ ile ortaya koyan ilk parti. Toplam 22 eylem planımızın eş zamanlı uygulanmasıyla ülkemiz büyük bir atılımı gerçekleştirecek. Sandık günü, sonuçların açıklanmasıyla, özgür ve zengin bir Türkiye hayalimize uyanacağız. Kilitli kalmış, tıkanmış tüm çarkların dönmesiyle potansiyelini açığa çıkarmış bir Türkiye’yi göreceğiz.”

‘Demokrat zihniyetin inşası ile kültür sanat alanında da güçleneceğiz’

“Türkiye’de maalesef onlarca yıldır, kültür ve sanat alanı siyasi iktidarlar tarafından suistimal edildi, baskılandı. İktidardakiler bu alanı hep kendi siyasi fikirlerine göre şekillendirilmeye çalıştı. Her iktidara gelen, kendi kültürel iktidarını yaratma çabasına girişti. Bunu beceremedik diye ilan edenleri de görüyoruz şimdi. Kültür ve sanatın özgürlüğünü, evrenselliğini reddeden bu anlayış yerinde saymamıza, hatta gerilememize sebep oldu. Buradaki en temel sorunumuz da her zaman söylediğim gibi ‘zihniyet’ sorunu. O yüzden biz, sadece iktidar değişimini değil, zihniyet değişimini de hedefliyoruz. Baskıcı, sansürcü, otoriter zihniyeti bitireceğiz arkadaşlar. ‘Demokrat zihniyetin’ inşası ile kültür ve sanat alanında da güçleneceğiz.”

‘Necip Fazıl'ı, Sezen Aksu'yu, Nazım Hikmet'i, Bülent Ersoy'u, Ahmet Kaya'yı, Halide Edib'i unutturabildiler mi?’

“Tarihimizin çeşitli dönemlerinde sanatçılara parmak sallayan çok siyasetçiler oldu. Yasaklanan kasetler, ucube denen eserler, engellenen sanatçılar; çok oldu. Peki ne oldu? Necip Fazıl’ı tutuklayanlar, yazdıklarını unutturabildiler mi? ‘Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!’ sözlerini unutturabildiler mi? Nazım Hikmet’i bu topraklardan gönderenler şiirlerini silebildi mi? ‘Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine’ dizelerini bize unutturabildi mi? Ahmet Kaya’yı sürgüne yollayanlar şarkılarını dillerden söküp alabildi mi? ‘Artık susma yorgun demokrat’ı hafızalarımızdan sökebildi mi? Bülent Ersoy’u yasaklayanlar, bize onun sesini unutturabildi mi? Sezen Aksu’nun dilini keseceğini söyleyenler, Minik Serçe’nin kalbimizdeki yerini zedeleyebildi mi? Halide Edip’i sürgünler susturabildi mi? Şimdi, bugün engellenen konserlere; sözü kesilen sanatçılara bakın. Hiçbirini silmeye gücü yetmeyecek kimsenin.”

‘Hiç kimsenin, kendisinden olmayan sanatçılara sopa göstermesine müsaade etmeyeceğiz’

“DEVA iktidarı, hiç kimsenin, kendisinden olmayan sanatçılara sopa göstermesine müsaade etmeyecek. Bizim için aslolan özgürlüktür. İşte o yüzden biz sanat üretimine destek olacağız arkadaşlar. Sanatçılarımıza da insan onuruna yaraşır hayat sürmelerini sağlayacak sosyal güvenlik sistemini oluşturacağız. Şu son bütçeye bakarsanız, Kültür ve Turizm Bakanlığına ayrılan pay, binde 4. Yanlış duymadınız, sadece ama sadece binde 4. Üstelik bu “turizm” ile birlikte. Öncelikle bu kaynakları artıracağız. Kültür ve sanatın bütçedeki payını çoğaltacağız.”

‘Festivallerin, konserlerin keyfî kararlarla engellenmesine dur diyeceğiz’

“Hatırlarsınız, 2011’de İstanbul, Avrupa Kültür Başkentliği yaptı. Yıldızımızın parladığı yıllarda, dünyaca ünlü sanatçılar ülkemize gelirlerdi. Madonna’yı, Metallica’yı, Rammstein’ı, Roger Waters’ı, Rihanna’yı, U2’yu ve çok sayıda müzisyeni kendi ülkemizde dinledik. Şimdi kendi sanatçılarımızı bile dinleyemiyoruz. ‘Orada söyleyemezsin, buraya gidemezsin’ diyerek konserleri festivalleri yasaklıyorlar. İşte biz, festival ve konser gibi kültürel etkinliklerin keyfî kararlarla, sudan sebeplerle engellenmesine dur diyeceğiz.”

‘Gençler için Kültür Kart uygulamasını hayata geçireceğiz’

“Bu hayat pahalılığında genç arkadaşlarım konserlere, tiyatrolara, müzelere gitmeyi akıllarından dahi geçiremiyor. Eskiden festivallere, yaşadıkları şehirler dışındaki konserlere giden gençler artık yasaklanmayan bir etkinlik bulmakta zorlanıyorlar, bulsalar bile bilet parasını geçin, yol parasını bile karşılayamıyorlar. Ama inşallah ilk 6 ayda kriz iklimini sildiğimizde, gençlerimiz de şöyle rahat bir nefes alacak. Hatta 18-25 yaş arasındaki gençlerin konser, festival, sergi gibi her türlü kültür-sanat etkinliklerine katılımlarını sağlamak için ‘Kültür Kart’ uygulamasını hayata geçireceğiz… Ne zaman bir şey açıklasak ya başka bir parti, ya hükûmet kopya çekiyor. O yüzden belirteyim, ‘Kültür Kart’ın patenti DEVA Partisi’nde.”

‘Kürtçe, Türkçe, Zazaca, Arapça şarkılar, aynı sahnelerde, aynı imkanlarla söylenecek’

“Dil, mirastır. Bu topraklardaki tüm dilleri yaşatmak bizim boynumuzun borcudur. Çok kültürlülüğümüzün zenginlik olduğu bilinciyle, bu dillerin korunması ve bu dillerde kültürel ve sanatsal üretim yapılması için her türlü çabayı göstereceğiz. Ha ayrıca… DEVA Partisi olduğu müddetçe hiçbir sanatsal, kültürel aktivite yapıldığı dil nedeniyle iptal edilmeyecektir. Daha da açık konuşayım; Kürtçe şarkılarla Türkçe şarkılar, Zazaca şarkılar, Arapça şarkılar, aynı sahnelerde, aynı imkanlarla söylenecek. Hep beraber zevkle dinleyeceğiz, eşlik edeceğiz.”

‘‘Plato Kentler’ ile yerel kalkınmaya sinemanın katkısını artıracağız’

“Söylemekten mutluluk duyduğum bir başka projemiz “Plato Kentler”. Rantın henüz tarumar edemediği birbirinden güzel şehirlerimiz var. ‘Plato Kentler’ statüsüne alacağımız bu kentlerimizin özellikli bölgelerini belirleyerek, yerel yönetimlerle iş birliği içinde plato haline getireceğiz. Böylece yerel kalkınmaya sinema sektörünün katkısını artıracağız.”

‘Eurovision’a yeniden katılacağız’

“Biz Eurovision’u önemsiyoruz. Sertab Erener’in “Everyway that I can” dediği gibi, biz de, her türlü çabayı gösterip yeniden Eurovision’a katılacağız. Yani kısacası, Türkiye’yi Avrupa sahnelerine geri döndüreceğiz. Yine ekrana başına oturup, Türkiye’ye verilen oyları heyecanla takip edeceğiz. Bu vesileyle, geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz TRT sunucusu Bülent Özveren’i de rahmetle anıyorum. Özveren’in en büyük hayallerinden biri Eurovision’a geri dönmemizdi. Biz, her daldan sanatçımızı, uluslararası platformlara taşımak için azami gayreti göstereceğiz. Uluslararası platformlarda ülkemizin temsil edilmesi çok önemli. Bu sebeple kültürel diplomasiye de önem veriyoruz.”

Eylem planının detaylarını DEVA Partisi Kültür, Sanat ve Turizm Politikaları Başkanı Münevver Helün Fırat açıkladı. Fırat, açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:

‘608 özel tiyatrodan 503’ü kapandı, 100 müzisyen yaşamına son verdi’

“Kültür sanat alanının nefes alamadığı bir atmosferde ayakta kalmaya çalışmasına şahit oluyoruz. Özellikle pandemi döneminde sorunlar daha da arttı ve sanatçıların içinden çıkamadığı bir hale geldi. Bakanlığın açıkladığı rakamlara göre, 608 özel tiyatrodan 503’ü perdelerini bir daha açmamak üzere kapatmıştır. Bu süreçte 100’ün üzerinde müzisyenimiz hayatına maalesef son verdi. Pandemi sonrası ise saat 24.00’ten sonra müzik yasakları ‘Kimse kusura bakmasın’ sözleriyle, hiçbir tatmin edici açıklama yapılmadan yürürlüğe girdi. Geçtiğimiz yazı ise festival ve konser yasaklarıyla geçirdik. Bu yasaklamalar ile insanımızın bir araya gelmesi, eğlenip güzel zaman geçirmesi engellendi. Sektörden binlerce insan geçimini sağlama sorunuyla baş başa bırakıldı.” 

‘Özgür, erişilebilir ve eşit bir kültür sanat ortamı oluşturacağız’

“Özgür, eşit ve yaygın kültür sanat yaşamıyla kalkınan bir Türkiye, üretken toplum, öncü sanatçı vizyonumuz çerçevesinde hedeflerimizi belirledik. Amacımız tanımlayan değil, tanıyan bir anlayışla özgür, erişilebilir ve eşit bir kültür sanat ortamı oluşturmak, yerelden evrensele katılımcı ve kapsayıcı kültür politikaları geliştirmek, sanatçılarımızın insan onuruna yaraşır yaşam ve üretim koşullarını güvence altına almak, geleneksel değerleri korurken çağdaş yorumlara da alan açmak, zengin kültürel mirasımızı kapsayıcı bir yaklaşımla koruyarak gelecek nesillere aktarılmasını sağlamak ve kültürel zenginliğimizi uluslararası platformlarda hem geleneksel hem de çağdaş formlarıyla sergileyerek dünya barışında söz sahibi yumuşak bir güç olarak Türkiye’nin saygınlığına katkı sağlamak.”

‘Temel ilkemiz farklı inanç, dünya görüş ve adetlere açık olmak’

“Bu hedeflerimiz doğrultusunda mevcut problemlere ürettiğimiz çözümlerimizi 87 madde ve 5 tematik başlık altında topladık. Bunlar; Kültürel Demokrasi, Sanatçılar ve Sanat Üretimi, Kültür Endüstrileri, Kültürel Miras ve Müzeler, Kültürel Diplomasi. ‘Kültürel Demokrasi’yi iki anlamda ele aldık. İlki her vatandaşımızın en geniş kültürel faaliyet yelpazesine aktif olarak katılma hakkının olduğunu hissettiği bir kültür ortamını oluşturmak. Bu bağlamda kültürel çeşitliliğe, farklılığa, farklı inanç, dünya görüş ve adetlere açık olmayı temel ilke olarak kabul ediyoruz. Vatandaşlarımızın kültür politikalarının oluşturulmasına ve kültürel organizasyonların programlanmasına dahil edildiği, söz hakkı ve karar verme yetkisine sahip olacağı kültürel yaşam koşullarının sağlanmasını önemsiyoruz. İkinci olarak, bölgesel ve yerel düzeyde sosyo-ekonomik farklılaşmalar nedeniyle kültür ve sanat faaliyetlerine erişim mümkün olamamakta. DEVA Partisi olarak dezavantajlı kesim ve bölgeleri önceleyerek bu farklılaşmayı gidermeyi, tüm vatandaşlarımızın kültür sanat faaliyetlerine en az zahmetle, en uygun ücretlerle ulaşabilmesini önemsiyoruz.”